Bahara hasret

Adını papatya koymuşlar
Gide gide bir baharı bulmuşlar
Geri kalanını hasrete sarmışlar…

Nereden bileceklerdi
Ömrümün baharı sen
Güzü sensizlik olacak
İşte…
Adını papatya koymuşlar

Bir kelebek olmalıydım
Altın çağında kanat çırpan
Sana doğmalı, sarına konmalı,
Ve yaprak yaprak sarmalıydın beyazınla
Son nefesimi verirken kucağında
Ama…
Adını papatya koymuşlar

Samanyolunda, zaman yolunda
Sen ey yerküre!
Bahar burcuna demir atsan
Bir koklasam, hep koklasam teninden
Olur mu, olmaz mı…
Adını papatya koymuşlar
Sevday(m)ı hasret uzayında unutmuşlar

Potpori

Güldür, açan güldür güldür
Velev bulsun toprağını
Düşüncedir ören beyin ağını
Bilemezse adamın sağını solunu
Kör sanır! sağır bildiğini
Durur ayna önünde, lâkin,
Unutmuş kapalı göz kapaklarını…

Madem süflidir beldem,
Ağır gelir gölgem,
Emin bilmeyen uzak olsun,
Kapalıdır kapılar mütemadiyen…

Oysa dünya; 
Bir nefes soluk,
Bir somun ekmek,
Bir bardak su…

Kanadı Kırık

Zamanın pasına sarılmış kabuk misali
Soymak isterken yaralarımı
Kanadıkça çıkan inlemeler
Papatyaları toprağında barındırmayan
İnsafsız baharların pençesinde….

Ne bir düş, ne bir can misali soluk
Karasında sessiz gecelerin
Çarpıntısı vururken yüreğin
Çırpınmak dipsiz derinlerde
Çırpmak kanadı kırık göğün engininde

Vuslat denen limanın bir adı kalmış
Sevda denen bir yokmuş, bir varmış…

Rüştü Z. Yazgar