Aşka Benzer

 

Aşka benzer bir duygu uyanmaya görsün içimde
Dağılır gider kaygılarımın bulutu
Gözümde aranır tazelenir mavi
Kulaklarımda eski yolculuklardan bir uğultu
Donuverir şöyle bir dünya, kayar yerinden ağaç
Sudaki çağrı ne havada bu ne koku böyle
Görünce alışkanlıkların tükendiği dostlukların da
Çıkıverdiğini çevremin ortaya bir başka kılıkla
Bir karıncalanmadır duyarım ayaklarımda
Elden geçirilmiş direkleri, yelkeni yeni
Yosunu alınmış tekneler de böyle olur olursa
Çaresiz, artık kimse tutamaz beni
Evimmiş,işimmiş kentimmiş anlamam
Eşyasını dağıtıp yola düşen kişi örneği
Basar giderim bir bilinmedik yere doğru
Budur derim ne de olsa bu işin gereği
Bundan sonra bana artık yol görünsün
İster bir yeşil ağaçlık arasında
Bir toprak, ister susuzluktan çatlamış kıraç
Yüreği ışımışsa bir kez ne der görüntü adama
Yoldayım ya gene de gelmez aklıma
Bu deli tutku düşüme tez ulaşmak için mi
Belki de ereğim başka, bir güzel kaçmak
Neyin nesi bu olan biten bilmem ki
Gözümde arınır tazelenir mavi
Kulaklarımda eski yolculuklardan bir uğultu
Aşka benzer bir duygu uyanmaya görsün içimde
Dağılır gider tüm törelerin bulutu
Sabahattin Kudret Alkan

Reklamlar

Tomurcuk



Vazgeçmededir aşkın güzelliği

Boy atarken alabildiğine gür
Düzlerde ırmaklar örneği yürür
Yeşerirken ak bademin çiçeği.

Güzelliği vazgeçmededir aşkın
Dur kapısında bu masal ülkenin
Suyun ışığı kokusu yeşilin
Bırak bir deli tomurcukta kalsın.

Aşkın güzelliği vazgeçmededir
Bilmediğin suların yaman dibi
Başında ilk yazın ağaçlar gibi
Bir daha beter büyür güçlenir

Bir Ben Olayım

Yazgında bir ben olayım

Sevda kokan türkülerde sarılsın

Dinmek bilmemiş yaralar

Yazgında bir ben olayım

Başsız kalmış omuzlarda durulsun

Yalnızlık meydanında akan yaşlar

Yazgında bir ben olayım

Mum alevinin dibinde aydınlansın

Gündüze hükmetmiş geceler

Yazgında bir ben olayım

İçleri titreten gülüşlerde hapsolsun

Yarını bugünden kirleten ümitsizlikler

Sabır denen dağlar ardında

Huzura boyanmış topraklarda

Bir sen, bir de ben olalım

Diyeti ödendi ya kaybolan yıllarda

O(‘)ndan Sonra

Ondan sonraydı uyanışlarımız

Bir başka saçmalardı sabah sabah

Gecenin uzunundandı sarhoşluğumuz

Uzun uzun kahkahalara boğuluşlarımız

Yapışıp kalırdık yastığımıza 

Gözlerinin içine yelken açmaktan başka 

Yokmuş yapacak bir işimiz gibi…

Ondan sonraydı uyumalarımız 

Zaman akardı gökyüzünde kayan yıldızlar gibi

Saat yarım olmuş, bir, iki…

Gecenin uzunundandı uyanıklığımız

Uzun uzun nefesleri soluyuşlarımız

Sabah denen birşey mi vardı, bilmezdik 

Yokmuş yapacak başka bir işimiz gibi…

Kısa yalnızlıklarımızda düşünürdük

Bir matbaadan çıkmış kitaptaki

Yazılı satırlardaki aynı sözleri okur gibi:

O’ndan sonrası vardı hep…

O’ndan sonra çarpmaya başladı bu yürek 

O’ndan sonra doğdu güneş

O’ndan sonra hep bahardı 

O’ndan sonra soluklar aşk kokardı …

Ve her kavuşmanın girizgâhıydı;

“İyiki varsın Cancağızım, Sevdiceğim…”

Eylül 

Eylül’e vuslat,

Yâr’e hasret…

Ne kadar mahirmiş insan,

Sessizlik bile şaşkın…

Yaprak dökümü nârâları

Yok…yok…

Duyulmaz buralardan

Baş koyduk bir kere,

Esse de poyraz hoyratça 

Sarsılmaz bile sevda dalları

Sarsılmaz demi Cancağızım

Bir ümit sararmaz yaprakları…