Sevgiye On Kala, Ölüme Beş

Ya zamanından çok erken gelirim.
Dünyaya geldiğim gibi,
Ya zamanından çok geç,
Seni bu yaşta sevdiğim gibi….

Mutluluğa hep geç kalırım.
Hep erken giderim mutsuzluğa..
Ya herşey bitmiştir çoktan,
Ya hiçbirşey başlamamış…

Öyle bir zamanında geldim ki yaşamın,
Ölüme erken,sevgiye geç..
Yine gecikmişim bağışla sevgilim..
Sevgiye on kala,ölüme beş.

Aziz Nesin

Reklamlar

E gel artık

E gel artık
Anahtarın elinde
Usulca aç kapıyı
Girmek ardın sıra
Girmek kolkola
Sözümdür söz
İsmine bakmadan
Açılan kapının
Eşiklerinden geçmek

E gel artık
Ha varım ha yokum
Bedenim ruhum
Farketmez dedim ya
Sözdür söz
Tebessüm yüzümde
Derler adına
Ecel artık
E gel artık….

Güzel

Güzel
Ölüm daha kolaydır sevmekten
Der ya Aragon
Anla ki ölüme benzer seni sevmek

Sözcükler ki alevdir
Ve karadır şairlerin hayatları

Hem nice şiirlerde nice aşklarda
Tarar saçımızı ölüm.

Aşk ki bazan solgun bir ilçedir
Sürdürür derinliğini

Neden “en çok” acı ustası şairlerdir
En çok taşırlar çünkü aşkları.

Ben ki yatağımdan tedirgin bir suyum
Besbelli ki aşka ve ölüme çalışıyorum.

İlhan Berk

Seni Günlere Böldüm

Seni günlere böldüm, seni aylara 
Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim 
Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla 
Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi 
Minesi çatlamış bir diş gibi durduracağım karşında. 

Şiirler söylenir, şiirler biter 
Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da 
Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin 
Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa. 

Bütün günler yenileşir her bekleyişte 
Ve bütün dünler, bütün geçmişler 
Kapını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok 
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.

Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti 
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime.


Edip Cansever

Gerekçe


Anlatılan kadardı belki de yaşanabilen…
Doğrular hep vardı
Can çıksa da yalan çıkmazdı dilden
Ve gözlerin hiç kaçarı yoktu zaten
Doğru perdesi ardındaki gerçekler
Doğruları yalanlıyaman iç içe geçişkeler
Belki de kısacası dosdoğru gerçekler…
Ne anlatılabildi, ne de yaşandı
Ya zamanı gelmedi, ya da mekanı bulunmadı
Suskunluğun sırrına ekildi birer birer
Emellerin tokmağının vuracağı güne
Gebe kalmışcasına bekliyor
Sevda çanları
Bekliyorum, bekliyoruz…

Rüştü Z. Yazgar