Yaşamak Öylesine


Yasaktan yasağa özlemek uzaktan
Tutsak eller derin suskunluğa
İki satır, iki kelam; mekan Fizan,
Ekmek, su, nefes indirgenmiş hayatlar…
.
Reklamlar

Fütursuz

Işıltısı haram olsun gözlerinin
Zerresi değmiş ise menfaatin
Hasreti nadas bellemiş gönlüme

İstemem teninin kokusu sinsin
Halel getirecekse sevdama
Yaşar başı buyruk, özgür ve bakirce
Avlusunda göğüs kafesinin

Kıyameti gelince bedenin
Ruhun cebinde kanatlanacak
Baki kalacak, cisim bulacak
Terütaze otuz üçlüğünde
Sıfatı fütursuz sevdam..

Kör Sevda

Aylar geçti de dönmedin be papatyam
Yorgun düştüm düşler içinde
Solumak isterken âtinin güzel günlerini
Prangaları mazinin ödülü oldu
Hırpalanmış gönlüme merhem diye
Suskun hançerler sapladım
Anlamı yok sensiz şafakların
Kapanıyor şimdi göz kapakları
Gündüzü kör geceye bu sevdanın…


Artık

Dualarım olmayacak artık
Ne yasım ne de hüznüm
Tutsaklığında körü körüne, kör sevdalıya…

Bayatlamaya yüz tutacak
Göz yaşları çukurunda kuruyana kadar
Vuslatın namelerine eşlik etmek
Kaf dağının ardında baki kalacak…

Vurmayacak çarpıntıları yüreğime
Derdine değmezin değersizliklerinin
Kırı, beyazı saçlarımın muhatabı olacak
Sırrı sırra kadem basmış aynaların

Yatağımı terk etmiş uykuların peşinde
Ayazında gecelerin sokakları arşınlamak
Demini bırakmayacak sabahın seherine
Son sigaramın dumanında üfleyeceğim
Gökyüzüne doğru ne varsa artakalan…