Sevdalıymış

Yüreği tarumar olmuş, ince ökselerle çiğnenmeye devam ederken; “Varsın senin elinden olsun” düşüncesiyle uyuşmuş bedeni acıdan bihaber, tebessümü eksik etmiyordu yüzünden…

Ölümüne severken, ölümü sevmeye çalışıyordu…

Kara sevdalı mıydı ya da köre sevdalı

Yoksa köle sevdalı…

Reklamlar

Garip Hayaller

mm1

Sallıyorsun fırçanı yaz bozdan tuvale
Bazı fırtınalar kopartıyorsun
Bazı tatlı tatlı esiyor meltemler
Boyadığın renklere bürünmek
Tutuklu gönlünde bana düşen…
Karalara bulanmak yer yer
Bazı kızıldan alevlere sürünmek
Oysa bilirsin ne çok severim maviyi
Bir de yeşiller arasında cama vuran güneşi
Ben senin elinde, sensiz bende
Garip hayaller….

1485203747715-1264780761

Gönül

10 kopya.jpg

Gönül azade su-i demden
Rengini bilemedin mi ey Yâr

Gönül inzivada tekke-i aşkında
Firakın sillesi deymiş, küsmüş mü sandın ey Yâr

Gönül inceldi hüsn-ü derdinden
Çiğneyip geçtin, göremedin mi ey Yâr

Gönül oyuncağı zamanın elinde
Gece gebeymiş gündüze, kâr eder mi Yâr

Gönül sesi kâh gözün yaşı
Gönül sesi kâh gözün kahkahası
Cennet, cehennemsiz olur mu hiç Yâr…

Rüştü Z. Yazgar

Yoksa

ddd.jpg

Kör müsün
Yoksa
Kor mu
Gönül

Doğdum sandığın gün
Göbeğinin kesildiği gün mü
Yoksa
Erdiğin gün mü sevgisine Yârin…

Nice ayazlar gördün
Üşümek mi sandın
Yoksa
Nicedir kavrulmak hasret kokusuna Yârin…

Nefes nefes soluk verdiğin
Dem midir hanında misafirin
Yoksa
Bilemedin mi gayrı
Sahibim mi sandın, mülküsün Yârin…

Bir Ben Olayım

Yazgında bir ben olayım

Sevda kokan türkülerde sarılsın

Dinmek bilmemiş yaralar

Yazgında bir ben olayım

Başsız kalmış omuzlarda durulsun

Yalnızlık meydanında akan yaşlar

Yazgında bir ben olayım

Mum alevinin dibinde aydınlansın

Gündüze hükmetmiş geceler

Yazgında bir ben olayım

İçleri titreten gülüşlerde hapsolsun

Yarını bugünden kirleten ümitsizlikler

Sabır denen dağlar ardında

Huzura boyanmış topraklarda

Bir sen, bir de ben olalım

Diyeti ödendi ya kaybolan yıllarda

O(‘)ndan Sonra

Ondan sonraydı uyanışlarımız

Bir başka saçmalardı sabah sabah

Gecenin uzunundandı sarhoşluğumuz

Uzun uzun kahkahalara boğuluşlarımız

Yapışıp kalırdık yastığımıza 

Gözlerinin içine yelken açmaktan başka 

Yokmuş yapacak bir işimiz gibi…

Ondan sonraydı uyumalarımız 

Zaman akardı gökyüzünde kayan yıldızlar gibi

Saat yarım olmuş, bir, iki…

Gecenin uzunundandı uyanıklığımız

Uzun uzun nefesleri soluyuşlarımız

Sabah denen birşey mi vardı, bilmezdik 

Yokmuş yapacak başka bir işimiz gibi…

Kısa yalnızlıklarımızda düşünürdük

Bir matbaadan çıkmış kitaptaki

Yazılı satırlardaki aynı sözleri okur gibi:

O’ndan sonrası vardı hep…

O’ndan sonra çarpmaya başladı bu yürek 

O’ndan sonra doğdu güneş

O’ndan sonra hep bahardı 

O’ndan sonra soluklar aşk kokardı …

Ve her kavuşmanın girizgâhıydı;

“İyiki varsın Cancağızım, Sevdiceğim…”

Günlük

Bir resmin var günlüğümün arasında
Çok sık bakmıyorum,
Sadece günden güne…

Kalemin bildiği kadar yazıyorum
Lugatında bir harf var
Yok başkaca onsuz başlayan bir kelime…
Ve yeni birgün ve yeniden…
“Sensizlik sızısı sardı
 Sevdam, sevdiceğim, seni seviyorum…
 Sıra sıra satırlar
 Sararsa da sayfalar
 Sokulup saklanıveriyorum
 Sarılıyorum sarmaşıkca, sırnaşıkca
 Seherin serin sessizliğine
 Suretinle sohbetim sürüyor sabahlara…
 Sevdam, suyum, soluğum, seni seviyorum”

Bir resmin var günlüğümün arasında
Çok sık bakmıyorum
Takvim yapraklarını koparmıyorum
Kırılmış saatin kurma kolu
Olsun…
Bir resmin var,
Bir günlük de ömrüm…