Kalakaldı

Soldurdular çiçeklerimizi,
Baharında ömrümüzün
Budadılar dal, yaprak ne varsa
Çok gördüler; 
Soluyamadan güzün gelişini
Bir kışın ortasında
Kalakaldı ruhumuz beden cesedinde….

Reklamlar

Er kişi niyetine

“Nasıl bilirdiniz?”
Gözleri kör olmuştu
Akıldan yoksun Mecnun
Sevdim derdi, ne anlarsın sen
Aks-i sedları ardı sıra
Kovmuşlardı dokuz köyden
Yalancı laftaları peşi sıra

“Dünyalık haklarınzı helal edin”
Dünyası bir tek O idi
Ha var ha yoktu toprak üstünde
O zaman;

“Er kişi niyetine”

Demedim Ki

Bu kenti sevdim dedim 
Benim olsun demedim ki 

Sevdim dedimse akşam kızıllığını 
Gönlüm gibi akıp giden şu çayı 
Şu ormanı şu denizi şu dağı 
Benim olsun demedim ki 

Vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine 
Yürek çizen şimşeklerse kaçamak bakışları 
İşte buna sevmek derler dedimse 

Çattımsa acıların en güzeline 
Yedirdimse uykuları o tatlı kuşa 
Benim olsun demedim ki 

Bu akşam kankırmızı şarap istiyor canım 
Bu akşam dünyanın bütün şarkılarını 
Bu akşam dünyanın bütün özlemlerini 
Bu akşam beni yalnız bırakın 
Bu akşam yalnızca onu düşüneceğim 
Onu ve kendimi yalnızca

Hasan Hüseyin Korkmazgil

Kör Sevda

Aylar geçti de dönmedin be papatyam
Yorgun düştüm düşler içinde
Solumak isterken âtinin güzel günlerini
Prangaları mazinin ödülü oldu
Hırpalanmış gönlüme merhem diye
Suskun hançerler sapladım
Anlamı yok sensiz şafakların
Kapanıyor şimdi göz kapakları
Gündüzü kör geceye bu sevdanın…


Artık

Dualarım olmayacak artık
Ne yasım ne de hüznüm
Tutsaklığında körü körüne, kör sevdalıya…

Bayatlamaya yüz tutacak
Göz yaşları çukurunda kuruyana kadar
Vuslatın namelerine eşlik etmek
Kaf dağının ardında baki kalacak…

Vurmayacak çarpıntıları yüreğime
Derdine değmezin değersizliklerinin
Kırı, beyazı saçlarımın muhatabı olacak
Sırrı sırra kadem basmış aynaların

Yatağımı terk etmiş uykuların peşinde
Ayazında gecelerin sokakları arşınlamak
Demini bırakmayacak sabahın seherine
Son sigaramın dumanında üfleyeceğim
Gökyüzüne doğru ne varsa artakalan…

Güzel Kadın

Aslında insanların hiçbirini kayırmam 
Fakat yeri başkadır gözü güzel kadının 
Esmer, sarışın, kumral birbirinden ayırmam 
Değeri bir başkadır sözü güzel kadının 

Ayağına giderim aradığım Fas’taysa 
Birden büyür kederim hüzünlüyse, hastaysa 
Derdini dert ederim, hele bir de yastaysa 
Değeri bir başkadır yüzü güzel kadının 

Gerçi işin doğrusu herkes biraz seçici 
Bildiğim bir gerçek var, güzellikler geçici 
Acımasız seneler ömrümüzü içici 
Değeri bir başkadır özü güzel kadının 

Kiminde nehir gibi gönlüme akış olur 
Kiminde zehir gibi öldüren bakış olur 
Baharı tehir gibi kiminde hep kış olur 
Değeri bir başkadır yazı güzel kadının 

Şaka yollu bu şiir varsın bana nam olsun 
Başımın tacıdır ki yar olsun, anam olsun 
Eh artık birisinin adı kaynanam olsun 
Değeri bir başkadır kızı güzel kadının
Muammer Baydere

Garip Hayaller

mm1

Sallıyorsun fırçanı yaz bozdan tuvale
Bazı fırtınalar kopartıyorsun
Bazı tatlı tatlı esiyor meltemler
Boyadığın renklere bürünmek
Tutuklu gönlünde bana düşen…
Karalara bulanmak yer yer
Bazı kızıldan alevlere sürünmek
Oysa bilirsin ne çok severim maviyi
Bir de yeşiller arasında cama vuran güneşi
Ben senin elinde, sensiz bende
Garip hayaller….

1485203747715-1264780761