Dağlardan Süzüldü Kahvenin Telvesi

Günün yorgunluğunu, bir fincan kahve ile atalım dedik. Kahve falında dağlar gözüktü. Sebahattin Ali’den Dağlar ve Abdülkadir Meriçboyu’ndan Dağ Başında şiirlerini akla getirdi.
DAĞLAR

Başım dağ saçlarım kardır,
Deli rügarlarım vardır,
Ovalar bana çok dardır,
Benim meskenim dağlardır.

Şehirler bana bir tuzak,
İnsan sohbetleri yasak,
Uzak olun benden, uzak,
Benim meskenim dağlardır.

Kalbime benzer taşları,
Heybetli öter kuşları,
Göğe yakındır başları;
Benim meskenim dağlardır.

Yarimi ellere verin;
Sevdamı yellere verin;
Elleri bana gönderin:
Benim meskenim dağlardır.

Bir gün kadrim bilinirse,
İsmim ağza alınırsa,
Yerim soran bulunursa:
Benim meskenim dağlardır. 

                        Sebahattin Ali

DAĞ BAŞINDA

Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular, 
rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın, 
senin etinden, tırnağından ayrı, 
senin kokundan uzak.

Benim güzelim, 
benim ceylan bakışlım, 
benim kafamın ateşi, 
yüreğimdeki. 
Mümkün mü şu anda rüzgar olmak, kuş olmak, 
şu anda üç dört portakal almak, getirmek sana, 
sana tuzlu badem, 
kabak çekirdeği.

Şu anda hiçbir şey mümkün değil. 
Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzağım ben.

Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.

Hayır, güzelim, 
hayır, ceylan bakışlım, 
hayır, kafamın ateşi, hayır, 
hayır, yüreğimdeki. 
Şu anda mümkün en güzel olan tek bir şey vardır:

Yanarak sevmek seni.
               Abdülkadir Meriçboyu

Reklamlar